Açık Ofis İçin Masa Düzeni Nasıl Kurulur? | Kuans ofis
Açık Ofis İçin Masa Düzeni Nasıl Kurulur?
Ağu 08
0 Comments

Açık ofis için masa düzeni nasıl kurulur sorusunun cevabı, yalnızca kaç adet çalışma masası yerleştirileceğiyle ilgili değildir. Doğru plan; ekiplerin iletişim biçimini, odaklanma ihtiyacını, gün içindeki dolaşımı ve kurumun büyüme planını birlikte ele alır. Sıkışık görünen ama kapasitesi yüksek bir yerleşim, çalışan deneyimini ve verimliliği kısa sürede olumsuz etkileyebilir. Buna karşılık iyi tasarlanmış bir açık ofis, daha düzenli bir iş akışı ve daha profesyonel bir kurum algısı oluşturur.

Planlamaya masa sayısından önce başlayın

Masa seçimine geçmeden önce alanın gerçek kullanım haritasını çıkarmak gerekir. Ofisin net ölçüleri, kolonlar, pencereler, kapılar, yangın çıkışları, klima üniteleri ve elektrik noktaları yerleşimi doğrudan etkiler. Mimari planda geniş görünen bir bölüm, geçiş koridorları ve ortak kullanım alanları hesaba katıldığında beklenenden daha sınırlı kalabilir.

Bu aşamada ekipleri yalnızca kişi sayısına göre değil, çalışma biçimlerine göre de değerlendirin. Sürekli görüşerek çalışan satış veya proje ekipleri bir arada konumlanabilir. Uzun süre odaklanması gereken finans, yazılım, insan kaynakları ya da yönetim destek ekipleri ise yoğun geçişten ve toplantı trafiğinden daha uzakta planlanmalıdır. Her departmanı duvar boyunca sıralamak kolay görünse de ekipler arasındaki koordinasyonu zorlaştırıyorsa doğru çözüm olmayabilir.

Ayrıca mevcut kadroya göre değil, yakın dönem kapasite ihtiyacına göre planlama yapmak önemlidir. Birkaç ay içinde büyümesi beklenen ekip için sonradan ek masa koyabilecek boşluk, elektrik altyapısı ve dolaşım alanı bırakılmalıdır. Bu yaklaşım, kısa süre sonra yeniden yerleşim maliyeti oluşmasını önler.

Açık ofis için masa düzeni nasıl kurulur: doğru yerleşim modeli

Açık ofislerde tek bir doğru yerleşim modeli yoktur. En uygun model, mekanın formuna ve ekiplerin çalışma düzenine göre belirlenir. Dikdörtgen planlı alanlarda karşılıklı konumlanan çoklu çalışma masaları, kapasite ve alan verimliliği açısından güçlü bir seçenek olabilir. Kareye yakın alanlarda dört kişilik veya altı kişilik ada düzenleri, ekip içi iletişimi desteklerken dolaşımı da dengeleyebilir.

Duvara paralel tekli sıralar, dar alanlarda geçişi rahatlatabilir; ancak çalışanların birbirine doğrudan bakması ya da arka arkaya oturması ihtiyaca göre değerlendirilmelidir. Yüz yüze oturma, hızlı iletişim kuran ekiplerde faydalıdır. Buna karşılık yoğun ekran kullanımı ve yüksek konsantrasyon gerektiren birimlerde masa seperatörleri veya sırt sırta yerleşim daha kontrollü bir çalışma ortamı sağlayabilir.

Yönetici, uzman ve operasyon ekiplerini tamamen ayırmak da her zaman gerekli değildir. Kurumsal hiyerarşi kadar bilgi akışı da önem taşır. Örneğin ekip liderlerinin, hem kendi ekiplerine erişebileceği hem de sürekli geçiş hattında kalmayacağı bir konum daha işlevsel olur. Yönetim için ayrı bir makam masası planlanacaksa, açık alanın görüş ve erişim dengesini bozmayacak bir noktada konumlandırılması tercih edilmelidir.

Dolaşım alanını masalardan arta kalana bırakmayın

Açık ofis düzeninde en yaygın hata, tüm alanı masa kapasitesine ayırıp geçişleri sonradan çözmeye çalışmaktır. Oysa girişten çalışma alanlarına, toplantı bölümüne, depolama ünitelerine ve çıkışlara uzanan ana akslar en baştan tanımlanmalıdır.

Ana geçişlerde yaklaşık 100-120 cm açıklık, iki yönlü hareketin daha rahat sürmesine yardımcı olur. İkincil geçişlerde bu ölçü alanın kullanımına göre azalabilir; ancak sandalyenin geriye çekildiğinde koridoru kapatmaması gerekir. Özellikle arka arkaya yerleştirilen masa gruplarında, oturan çalışanların birbirini sıkıştırmadan yerinden kalkabilmesi kontrol edilmelidir.

Kapı önü, yangın çıkışı, toplantı odası girişi ve ortak yazıcı alanı gibi yoğun kullanılan noktalar, masa uçlarıyla daraltılmamalıdır. Bu bölgelerdeki küçük bir tıkanıklık bile gün boyunca gürültü, dikkat dağınıklığı ve zaman kaybı yaratır.

Masa ölçüsünü işin niteliğine göre belirleyin

Masa ölçüsü seçilirken yalnızca odanın metrekaresi değil, işin gerektirdiği ekipman ve evrak yoğunluğu da dikkate alınmalıdır. Dizüstü bilgisayarla çalışan bir ekip için kompakt bir masa yeterli olabilirken, çift ekran kullanan veya proje dokümanlarıyla çalışan birimlerin daha geniş bir çalışma yüzeyine ihtiyacı vardır.

Genel kullanımda 140 x 70 cm ölçülerindeki çalışma masaları birçok ekip için dengeli bir çözüm sunar. Daha yoğun ekran kullanımı veya daha fazla kişisel çalışma alanı gereken görevlerde 160 x 80 cm ölçüler değerlendirilebilir. Ancak büyük masa her zaman daha iyi masa anlamına gelmez. Gereğinden büyük ölçüler, ofis kapasitesini azaltırken gereksiz uzun dolaşım mesafeleri de yaratabilir.

Masa derinliği özellikle önemlidir. Ekran ile kullanıcı arasında rahat bir görüş mesafesi bırakılmalı, klavye kullanımı için bilekleri zorlamayan bir alan sağlanmalıdır. Masa yüksekliği, ofis koltuğunun ayar aralığı ve çalışanın oturma pozisyonuyla birlikte ele alınmalıdır. Ergonomi, yalnızca koltuk seçimiyle çözülen bir konu değildir; masa, ekran, koltuk ve aydınlatma bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Gün ışığı, ekran yansıması ve akustiği birlikte yönetin

Pencereye yakın masalar çoğu zaman tercih edilir; ancak ekranların doğrudan pencereye bakması veya pencereye sırtını dönmesi yansıma sorununa yol açabilir. En dengeli çözüm, çalışma yüzeylerini pencereye dik ya da ışığı yandan alacak şekilde konumlandırmaktır. Böylece gün ışığından yararlanılırken ekran okunabilirliği korunur.

Açık ofislerde ses de yerleşimin temel parçasıdır. Telefon görüşmesi yapan ekiplerin, sessiz çalışması gereken ekiplerle aynı ada üzerinde bulunması verimliliği düşürebilir. Akustik paneller, masa üstü seperatörler, kumaş yüzeyli bölücüler ve doğru konumlandırılmış depolama üniteleri sesin mekandaki yayılımını azaltmaya destek olur. Yine de bu çözümler, yüksek sesli faaliyetleri tamamen ortadan kaldırmaz. Sık görüşme yapılan ekipler için ayrı telefon görüşme noktaları veya toplantı alanları planlamak daha doğru sonuç verir.

Elektrik ve kablo yönetimini görünmeyen bir sistem olarak tasarlayın

İyi bir açık ofis düzeni, masalar kullanıma açıldığında değil, kablolar bağlandığında test edilir. Çoklu çalışma masalarında elektrik, veri ve şarj ihtiyaçları masaların konumuyla birlikte planlanmalıdır. Sonradan kullanılan uzatma kabloları hem dağınık bir görünüm oluşturur hem de temizlik ve güvenlik açısından sorun yaratabilir.

Masa altı kablo kanalları, kablo geçiş kapakları ve merkezi enerji çözümleri çalışma alanını daha düzenli tutar. Priz noktalarının yalnızca bugünkü ekran sayısına göre belirlenmesi yeterli değildir. Dizüstü bilgisayarlar, monitörler, telefon şarj üniteleri ve gelecekte eklenebilecek ekipmanlar için pay bırakılmalıdır.

Bu planlama aşamasında teknik altyapı ile mobilya projesinin eş zamanlı ilerlemesi avantaj sağlar. Böylece masa ayakları, kablo güzergahları ve zemin bağlantıları birbiriyle uyumlu hale gelir.

Depolamayı ekip düzeninin parçası yapın

Açık ofiste her şeyi masa üzerinde tutmak, en kaliteli çalışma masasını bile kısa sürede düzensiz gösterebilir. Kişisel çekmeceler, mobil kesonlar, ortak dolaplar ve kilitlenebilir depolama çözümleri iş akışına göre dağıtılmalıdır. Sık kullanılan dosyaların çok uzağa yerleştirilmesi, çalışanları sürekli koridora yönlendirir ve odaklanmayı böler.

Buna karşılık her masanın yanına yüksek depolama ünitesi koymak, alanın hava ve ışık hissini azaltabilir. Ortak depolama alanlarıyla kişisel kullanım alanları arasında dengeli bir dağılım kurmak gerekir. Görsel düzenin korunması, ziyaretçiler üzerinde oluşturulan kurumsal izlenim açısından da değerlidir.

Uygulama öncesinde yerleşimi test edin

Yerleşim planı tamamlandığında, masaları sipariş etmeden önce gerçek ölçüler üzerinden kontrol yapılmalıdır. Plan üzerinde ölçülü çizim, üç boyutlu yerleşim çalışması veya zeminde geçici işaretleme; koridorların, sandalye hareketinin ve görüş hatlarının daha net değerlendirilmesini sağlar. Özellikle özel ölçü üretim gerektiren projelerde bu kontrol, sonradan yapılacak değişiklikleri önemli ölçüde azaltır.

Teslimat ve montaj sırasının da planla uyumlu olması gerekir. Büyük masa grupları, elektrik noktalarına erişimi kapatmadan ve alan içindeki diğer imalatlarla çakışmadan kurulmalıdır. İstanbul’da birden fazla ekip ve sınırlı zamanla yürütülen ofis yenilemelerinde, proje koordinasyonu bu nedenle mobilya seçimi kadar önem taşır.

Kuans Ofis yaklaşımında açık ofis yerleşimi, yalnızca ürün ölçülerinin yan yana getirilmesi olarak değil; çalışma alışkanlıkları, mekan ölçüsü ve kurumsal görünümün birlikte değerlendirilmesi olarak ele alınır. Ofisiniz için en doğru başlangıç, kaç masa sığacağını sormak değil, ekibinizin daha rahat ve odaklı çalışması için alanın nasıl davranması gerektiğini belirlemektir.

Ürün Ara